Geleceğimizi Kurtarmak Elimizde!

Geleceğimizi Kurtarmak Elimizde!

ide okulları olarak, yaşanan iklim değişikliği ve çevrenin korunması için farkındalık yaratmak adına 12 yaşındaki iklim aktivisti Atlas Sarrafoğlu ve Greenpeace Akdeniz Okyanuslar Proje Sorumlusu Nihan Temiz Ataş’ı misafir ettik.

İklim krizinin etkilerini her geçen gün daha fazla hissediyoruz. Geçtiğimiz yıl iklim aktivisti Greta Thunberg, iklim yıkımının durdurulması konusunda harekete geçerek insanları teşvik etmek için tüm dünyaya çağrıda bulundu. Bu çağrıya Türkiye’den ilk cevap veren çocuk da Atlas Sarrafoğlu oldu.

Mars’a taşınmaktansa dünyada halen büyük işler yapılabileceğini söyleyen Atlas, arkadaşları ile birlikte çocukların kurduğu Fridays For Future hareketiyle birlikte iklim değişikliği hakkında farkındalık oluşturmak için çalışıyor. ide okulları öğrencileri ile bir araya gelen Atlas Sarrafoğlu, doğayı ve çevreyi korumanın öneminden ve iklim krizinin önüne geçmek için neler yapabileceğinden bahsetti.

“Geleceğimizden Çalınıyor”
Atmosferin içerisindeki sera gazı dediğimiz bazı gazlar atmosferin daha fazla ısınmasına neden oluyor ve bu da iklim değişikliğine yol açıyor. Pek çok yerdeki ortalama sıcaklıklar artıyor. Geçtiğimiz yıllarda Kuzey kutbundaki buzulların hızla erimesiyle birlikte deniz seviyesi de yükseldi. Avustralya‘nın Queeensland sahili açıklarındaki Büyük Mercan Resifleri‘nin endemik türü olan mozaik kuyruklu fare, iklim değişikliği nedeniyle dünyanın herhangi bir yerinde yok olan ilk memeli olarak kayıtlara geçti. Hal böyle iken bizlerin de bir an önce harekete geçmesi gerektiğiniz dile getiren Sarrafoğlu, “Bu krizin önüne geçilmeyerek geleceğimizden çalınıyor gibi geliyor.” ifadesinde bulundu.

“Dünyamızı Kurtarmak İçin Hala Bir Şansımız Var.”
Kaçabileceğimiz başka bir gezegen olmadığını söyleyen Atlas Sarrafoğlu, “Önümüzdeki 11 yıl boyunca iklim değişikliğini önlemek için elimizden geleni yapmalıyız, sonrası için çok geç olabilir. Çevremizi korumak ve temiz tutmak için üzerimize düşeni yapmalıyız. Şimdiden harekete geçersek iklim krizinin önüne geçebiliriz. Ancak bunun için de maalesef az bir zamanımız kaldı, 11 yıl sonra iklim krizini geri döndüremeyeceğiz. Ve daha zor günler yaşayacağız. Greta haklı, zaman varken harekete geçmeliyiz.” dedi.

“İyi korunmuş bir çevre paradan daha güçlü bir miras”
Atlas Sarrafoğlu, neden iklim aktivisti olduğunu ve iklim grevi yaptıklarını şu şekilde dile getiriyor: “İleri olabilecek felaketlerin nedenlerini engellemek ve bu konuda bir şeyler yapmak istiyoruz. Sadece bizim değil, torunlarımızın torunlarının da daha iyi bir gelecek yaşayabilmesi için çabalıyoruz. Yarın daha iyi bir dünyada yaşayabilmek için bugünden bir şeyler yapmak istiyoruz. O yüzden iklim aktivistiyiz.

İklim grevi yapmaktaki amacımız, bu konuda farkındalık oluşturmak ve sesimizi duyurmak. İyi korunmuş bir çevrenin paradan daha güçlü bir miras olduğunu düşünüyoruz. İsteklerimiz aslında çok somut; petrol, doğalgaz ve kömür gibi fosil yakıtların kullanılmaması, Paris İklim anlaşmasının meclisten geçmesi ve iklim acil durumu ilan edilmesi şeklinde sıralayabilirim.”

Dünyanın karşı karşıya olduğu iklim krizini bir kez daha hatırlatan Atlas Sarrafoğlu, söyleşi sonunda ide’lilerin merak ettikleri soruları cevapladı.

En Önemli Oksijen Kaynaklarımızdan Biri De Okyanuslar.
Okyanuslar dünyamızın %70’i gibi çok geniş bir kısmını kapsıyor. Sağlıklı okyanuslar aynı zamanda iklim değişikliğine de bazı çözümler getirebilir. Isının çoğunu içerisine hapsederek sürdürülebilir gıda, yenilenebilir enerji sağlayabilir ve iklim değişikliğine bazı çözümler sunabilir. Ancak, bunun için de iklim değişikliğinin önünde geçerek okyanusların ve deniz yaşamının korunması gerekiyor.

Okyanusların aldığımız her iki nefesten birini bizim için ürettiğini dile getiren Greenpeace Akdeniz Okyanuslar Proje Sorumlusu Nihan Temiz Ataş, “Okyanuslar büyük bir biyoçeşitliliği içerisinde barındırıyor. Ancak, plastik kirliliği deniz canlılarının çeşitliliğini tehdit ediyor ve birçok deniz canlısının nesli tükenmek üzere. Çöpe attığımız her şey bir şekilde deri sırtlı deniz kaplumbağasının midesine gidebiliyor. Deniz canlılarının duyuları yok, plastikleri besin zannedip yiyebiliyorlar ve direkt midelerine giriyor. Bu nedenle, çoğu hayvanın midesinde plastik mevcut ne yazık ki. Ve yediğimiz hayvanlarda mikroplastik olduğu araştırmalarda kanıtlanmış durumda.” dedi.

Okyanusların içerisinde 5 trilyon plastik var.
1950’lerden bu yana yaklaşık 8.3 milyar ton plastik üretildi. Bunların yalnızca %9’u geri dönüşüme girdi. Okyanuslara her yıl 12.7 milyon ton plastik karışıyor ve bunların büyük çoğunluğu tek kullanımlık plastikler. Şu anda okyanuslarda 5 trilyon plastik birikmiş durumda.

Koruma Alanları Oluşturulmalı.
Okyanuslarda, Türkiye’nin 5 kat büyüklüğünde bir çöp girdabı var. Okyanusların en az %30’larının korunması ve koruma alanlarının oluşturulması lazım. Tüketim kültürünün azaltılması gerektiğini vurgulayan Nihan Temiz Ataş şunları söyledi: “Her elinize plastik geçtiğinde buna gerçekten ihtiyacım var mı, 50 sefer kullanabilecek miyim, bu çubuk krakeri yedikten sonra çöpü nereye gidecek diye düşünün lütfen. Bireysel olarak okyanus elçisi olmak isteyenler bu konuda adım atabilir. Küresel çapta ise BM’lerde okyanusların geleceği için tarihi bir anlaşma müzakere ediliyor.”
Geleceğimizi Kurtarmak Elimizde! Geleceğimizi Kurtarmak Elimizde! Geleceğimizi Kurtarmak Elimizde! Geleceğimizi Kurtarmak Elimizde! Geleceğimizi Kurtarmak Elimizde! Geleceğimizi Kurtarmak Elimizde! Geleceğimizi Kurtarmak Elimizde! Geleceğimizi Kurtarmak Elimizde!